Diyabet ve Ramazan

İnsülin kullananlar ya da insülin salgılatıcı ilaç kullanan diyabetli bireyler oruç tutmamalıdır.

  • Oruç tutmak istiyorsanız, öncelikle takibinizi yapan doktorunuzla görüşün, mevcut sağlık durumunuzun oruç tutmanıza uygun olup olmadığını öğrenin.
  • Doktorunuz oruç tutmanızın sakıncalı olacağını söylüyorsa sözlerine kulak verin,
  • Doktorunuza danışmadan oruç tutmak istemeniz halinde hipoglisemi ve hiperglisemi tehlikesi ile karşılaşabilirsiniz.
  • Hipoglisemi riskini artıracağı için yoğun egzersiz ve spordan kaçının.
  • Oruç tutuyorsanız, yakınınızda veya çevrenizde oruçlu olduğunuzu bilen birilerinin bulunması önemlidir.
  • Hipoglisemi durumlarına karşın yanınızda meyve suyu, kuru üzüm, şeker ya da şekerli bir gıda bulundurun.
  • Kendinizi iyi hissetmiyorsanız orucunuzu sonlandırın.

Diyabetli Bireylerin Oruçluyken, Karşılaşabilecekleri Sıkıntılı Durumlar Nelerdir?

Hipoglisemi (kan şekeri düzeylerinin çok düşük olması durumu)

  • Titreme ve terleme
  • Bulanık görme
  • Dudaklarda karıncalanma
  • Asabiyet/endişe duyulması
  • Nabızda hızlanma/çarpıntı

Diyabetli bireylerin tamamı hipoglisemi yaşamazlar ancak insülin ve oral antidiyabetik ilaç kullananlarda hipoglisemi riski daha fazla ve yaygındır.

Hiperglisemi (kan şekeri düzeylerinin çok yüksek olması durumu)

  • Susamak
  • İdrara sık çıkmak
  • Baş ağrıları
  • Aşırı yorgunluk
  • Ketonlar, nefeste aseton kokusu (yalnızca Tip 1 diyabetli bireylerde görülür)

Susuzluk

  • Çok susamak
  • Tuvalete olduğundan daha az çıkmak
  • Dudak, ağız ve deride kuruluk


Unutmayın!... Kan şekeri düzeylerinin ölçülmesi orucu bozmaz. Kan şekeri ölçüm cihazınız var ise düzenli olarak kan şekerinizi ölçün.

Ramazanda yeterli ve dengeli beslenme

Yılın her ayında olduğu gibi, ramazanda da yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarımızı sürdürmeliyiz. Ramazan ayının sıcak ve uzun yaz günlerine denk gelmesiyle, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu enerji ve sıvıyı tüketebilmek için daha fazla özen göstermemiz gerekir.

Besinleri 4 gruba ayırıyoruz.

1)Süt /yoğurt/ peynir

2)Et /tavuk/ balık/ yumurta/ baklagiller

3)Sebze–meyve

4)Ekmek ve yerine geçenler/ tahıllar

Öğünlerde tüm bu besin gruplarını içerecek besin çeşitliliğini sağlamalıyız.

Kötü beslenmek, yetersiz sıvı almak, çok şekerli ve/veya yağlı besinleri tüketmek ağırlık artışına ve mide-barsak sorunlarına sebep olabilir. Sıvı ihtiyacımızı karşılayabilmek için bol su, şekersiz komposto, ayran, süt, maden suyu gibi içecekler tercih edilebiliriz.

Sahuru kahvaltı gibi düşünüp, az yağlı peynir, yumurta, birkaç zeytin, çavdar veya tam buğday ekmeği, bol yeşillik tercih edebilir, bunu bir bardak süt veya ayran ve bir porsiyon meyve ile zenginleştirebiliriz. Posadan zengin bu öğün, bizi uzun süre tok tutacak, iftara kadar daha konforlu bir gün geçirmemizi sağlayacaktır.

İftarda ise,1 kase çorba ve salata ile orucumuzu açıp, 10-15 dakika ara verdikten sonra et veya sebze yemeği, yoğurt, çavdar veya tam buğday ekmeği ile devam edebiliriz.

Gece ara öğününde ise, gün boyu yeterince tüketemediğiniz/ eksik kalan besin gruplarına yer verebilir; meyve, süt veya yoğurt, fındık, badem, ceviz gibi yağlı tohumları tercih edebiliriz. Sıcak yaz günlerini renklendirmek için haftanın bir-iki günü bir sütlü tatlı veya dondurma ile kendimizi ödüllendirebiliriz.